Etiketler

Türkiye’de düğünlerde ve asker uğurlamalarında yaratılan kargaşa ve gürültü malum. Ortalığı ayağa kaldırmadan iş yapamıyoruz. Kornalar, havai fişekler, sloganlar, bağırıp çağırmalar, yol kesmeler ve saire..

Bütün bunlar, düğün, sünnet, asker uğurlama veya her neyse, hadiseye taraf olmayan vatandaşları rahatsız ve tedirgin ediyor. Bu rahatsızlık, bu hadiselerin geleneksel anlamlarının değersizleşmesine de neden oluyor filan..

Düğünlerde ”ortalığı ayağa kaldırma”nın alasını Çin’de gördüm. Gelin arabası, düğünün yapıldığı salona geldiğinde sanki bir bombardıman başlıyor. Çin’de düğünler sabah saatlerinde yapıldığı için, çoğu zaman yatağınızdan bu patlayıcıların sesiyle kalkıyorsunuz. Bir sinirle yataktan kalkıp Batılı reflekslerinizle ”Yahu kardeşim pazar pazar bu ne gürültü” demek için pencereyi açtığınızda, kendinizi bir dumanın içinde buluyorsunuz. Patlayıcıların çıkardığı dumandan aşağıyı görebilirseniz ve sesinizi duyurabilirseniz, düğün sahiplerini uyarabilirsiniz…

Çoğu zaman bu seslerle yataktan fırlamış biri olarak, hiçbir zaman insanları ”uyarmak” ihtiyacı hissetmedim. Bunun kültürel birşey olduğunu ve size karşı kasıtlı bir hareket olmadığını anlamışsanız, rahatsızlık duymanıza gerek yok… Çin’deki Batılıların ve bilhassa Asya’nın batısı kontenjanından Batılı olarak kabul edilen biz Türklerin tipik refleksidir: kasıt aramak ve kişiselleştirmek.

Çin’de yaşayacaksınız, şu söz kulağınıza küpe olsun: This is China, just go ahead!

Gelelim düğüne. Çin’de düğün bir nevi öğle yemeğidir. Saat 11’de düğün töreni başlar. Düğünü profesyonel bir sunucu sunmaktadır. Espriler yapar, insanları güldürür, bu da bir çeşit stand up comedy gibidir. Bu kişiye verilen para da düğün masraflarının temel kalemlerinden biridir, Çin’de düğün yapmayı düşünenler için eklemeden geçmeyelim..

Salon, bildiğiniz düğün salonu. Sahnesi var, büyük yemek masaları var, gelin odası olmazsa olmaz ve saire. Bu salonlar aslında restoran. Bunların çoğu, bizdekiler gibi sadece düğün salonu olarak işlev görmüyor. Düğün için kapatılıyor sadece.

Ortalama bir düğünde, bir masa 2 bin yuene mal oluyor. Yaklaşık 600 lira. Yine ortalama bir düğünde, misafirleriniz için 20 masayı hazır etmeniz gerekiyor. Buradan masaların toplam maliyetine ulaşabilirsiniz. Buna, ortalama 5 bin yuenlik sunucu masrafını da eklemek lazım. Fotoğraf ve videoya ayrılan bütçe de var tabi.

Bilhassa fotoğraf Çin’de bir çılgınlık düzeyinde. İnsanlar fotoğraf çektirmek için düğün yapıyor olabilirler. Fotoğraf telaşı düğün öncesinde başlıyor. Gelin ve damat, yaşadıkları kentin tarihi ve turistik mekanlarına giderek, günlük hayatta hiç takınmadıkları jest ve mimikleri takınarak yüzlerce, binlerce poz veriyorlar. Bu bazen saatlerce, günlerce sürüyor. 3 bin fotoğraf arasından 5 tanesini geline beğendirebilirseniz, şanslısınız..

Salonun girişinde bir masa yer alıyor. Salona giren konuklar önce bu masaya geliyorlar, burada aileden biri bulunuyor, konuklar hangi masaya oturacaklarını burada öğreniyor, daha sonra birkaç genç konuklara eşlik ederek onları masalarına götürüyor. Masada bir imza defteri yer alıyor. Gelen misafirler bu deftere imza atıyor. Bu da evlenen çifte bir hatıra olarak kalıyor.

Düğün masasından bahsetmek lazım. Çin usulü bir yuvarlak masa. Ortasında dönen bir cam var. Yiyecek ve içecekler bu döner cama koyuluyor. Herkesin önünde bir servis tabağı var. Ve tabi yemek çubukları. Masayı döndürmek suretiyle istediğiniz yemekten tabağınıza alıyorsunuz.

Masadan kola, fanta, gazoz, şarap ve elbette Çin’in beyaz içkisi olan ”baijiu” yer alıyor. Baijiu, bu tip yuvarlak masaların vazgeçilmez unsuru. Muhabbet onunla başlıyor, onunla bitiyor.

Bizdeki gibi kuruyemiş çeşitleri de düğün masasının olmazsa olmazı. Ve tabi düğün şekerleri. Özel kutulara konulmuş bu şekerleri isterseniz yiyebilir, isterseniz düğünden bir hatıra olarak saklayabilirsiniz.

Çin düğünlerinde masanın olmazsa olmazlarından biri de düğün sigarasıdır. Bir tabakta sigaralar ve bir kutu kibrit hazır bulundurulur. Düğün süresince dilediğiniz kadar sigara içebilirsiniz. Bunlar basit sigaralar olabildiği gibi, düğün sahibinin tercihine göre tanesi 300 yuene gelen kaliteli sigaralar da olabiliyor.

Masaya gelen yemeği haddi hesabı yok. Masa bir sıra tabakla doluyor, üzerine ikinci bir sıra daha çıkıyor. Neyi ne kadar yediğinizin önemi yok, önemli olan servis.. Bu bir nevi düğün sahibinin ”güç” gösterisi. Chi hao he hao.. Yiyin için eğlenin.. Çin’de yemek masalarında kalan ve dökülen yemekler üzerine ayrı bir çalışma yapmalı. Çok yakın tarihte, 70 milyon insanın -hem de barış döneminde- açlıktan öldüğü bir ülkeden söz ediyoruz. O açlığı iliklerine kadar hisseden neslin evlatları, yani ”reform ve dışa açılma dönemi”nin çocukları, yemek masasına oturduklarında kontrolü kaybediyorlar.

Gelin ve damat, sunucunun anonsuyla odalarından çıkıp sahneye geliyor. Önce damat anons ediliyor, sunucu sahnede damatla bir süre sohbet ediyor, bu da bir çeşit talk show havasında oluyor. Sunucu, damadı konuşturuyor. Sonra gelin anons ediliyor. Sahnenin önünde kırmızı bir halı var. Halının bir ucunda sahne, diğer ucunda çiçekle süslenmiş bir geçit var. Gelin kızımız odasından çıkıp bu geçide kadar geliyor ve orada duruyor. Damad da sahneden inerek gelini karşılamaya gidiyor. Gelinin önünde diz çöküyor. Elindeki çiçeği uzatıyor. Damadın gelin karşısında bu ilk döz çöküşünden sonra, düğünde her şey damadın aleyhine işliyor.. Anlatacağım.

Gelin ve damat kol kola sahneye geliyor. Sunucu bu kez çiftle konuşuyor. Espriler, şakalar, kahkahalar. Sonra Çincede ”zheng hun ren” denilen nikah şahidi anons ediliyor, benim katıldığım düğünde bu kişi gelinin amcasıydı. Kısa bir konuşma yaparak çifte mutluluklar diledi.

Nihayet düğünün sonunda genç çiftimiz bütün masaları ziyaret ederek, davetlilere teşekkür ediyorlar. Bu da tabi baijiu eşliğinde yapılıyor. Çifte eşlik eden sağdıçlar, bir tepsiyle çifti takip ediyor. Tepside kadehler ve şişe var. Çift hangi masaya gelirse, o masadaki herkes çiftle beraber içki içiyor. Gelin ve damat, bütün masaları gezerken onlarca kez shot yapıyorlar.. Pek çok çift masaları ziyaret etme işini baijiu şişesine doldurulmuş su ile yapıyor ki, aksi takdirde çift için gün erken bitebilir..

Gelelim damadın çilesine.. Düğün, damadı şamar oğlanına çevirmek üzerine kurulu. Gelin ve damat masaları gezerken, çiftin arkadaşları özellikle damada çeşitli şakalar yapıyor. Benim katıldığım düğünde, damada birkaç yumurta verdiler, yumurtaları pantolunun içinde kırmadan gezdirmesini istediler.. Damad başarıyla bu işi yapıyordu ki, arkadaşları olaya müdahale ederek, yumurtaların damadın güzelim takım elbisesinden aşağı akmasını sağladılar..

Masanız gelin ve damat tarafından ziyaret edildikten sonra işiniz bitiyor. Düğün dağılıyor. Yeni evli çiftimiz ise önce bünyedeki alkolü çıkarmakla, sonra balayı için yol hazırlığı yapmakla meşgul oluyor..

Reklamlar